GAZZE’DE DEĞİŞİM!

GAZZE’DE DEĞİŞİM!

2007 yılında Filistin seçimlerini kazanıp iktidara gelen HAMAS ( Filistin İslami Direniş Hareketi) 10 yıldır Gazze’nin yönetimini elinde bul1unduruyor. Gazze’de 10 yıldır ambargo ve savaşlarla mücadele eden HAMAS ve Gazze halkı tüm olumsuzluklara rağmen ayakta kalmayı başardı.

Mısır’da Muhammed Mursi yönetiminin darbe ile hükümetten uzaklaştırılması Gazze’yi yakından ilgilendiriyordu. Darbeci Sisi cuntasının ilk icraatı Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı olan Rafah sınır kapısını kapatmak oldu. Temmuz 2013’te gerçekleşen darbe sonrasında Gazze’de işler daha da kötüleşmeye başladı. 2017 yılının Ocak ayına gelindiğinde Gazze büyük bir insani kriz ile karşı karşıya kaldı. 4 yıldır Gazze’ye inşaat malzemesi, mazot, ilaç ve birçok malzemenin girişi ciddi ölçüde kısıtlandı. Elektrik günde sadece 2 saat dönüşümlü olarak verilirken, bu nedenle su arıtma tesisi de çalışamaz hale geldi. Hastanelerde ilaç ve araç gereç sıkıntısı had safhaya ulaştı. Öyle ki 2017 Haziran ayından bu yana tıbbi yetersizlik nedeniyle çoğu çocuk 30 hasta hayatını kaybetti.

Bütün bu olumsuzluklar Gazze halkını içinden çıkılmaz bir buhrana sürükledi. HAMAS ise bu durumda eli kolu bağlı bir şekilde çıkış yolu aramak zorundaydı. 6 yıldır Fetih ile HAMAS arasında süren uzlaşı görüşmeleri geçtiğimiz yıllarda sert restleşmeler ile sonuçlanmış, öyle ki 
Mahmut AbbasGazze halkına karşı İsrail’den daha sert ve acımasız bir tutum içine girmişti.

Birleşik Arap Emirliği, Mısır, Katar, Türkiye gibi ülkelerin devreye girmesiyle zaman zaman görüşmeler gerçekleşse de taraflar arasında kalıcı bir mutabakat sağlanamamıştı.

Mısır Cunta yönetiminin yıllardır zulmettiği Gazze halkına ‘’ teveccüh’’gösterip biranda Filistin meselesinde yaşanan bu problemlerin çözümü noktasında etkili olma kararı sonrası görüşmeler hızlandı. Art arda Mısır’a giden Fetih ve HAMAS yetkilileri Mısır İstihbaratı yetkililerinin de katıldığı toplantılarda büyük ilerleme sağladılar. Bir anda Mısır yönetiminin bu iştiyakı ve El Fetih’in uzlaşma çabasının altında yatan asıl neden neydi?

El Fetih içerisinde Mahmut Abbas ve Muhammed Dahlan arasında ciddi bir savaş var. Bu savaş neredeyse fiili bir duruma dönüşmek üzereyken Mısır’ın bu çıkışı büyük anlam(!) kazandı. Mısır bölgede BAE, Katar ve Türkiye gibi ülkelerin etkili olmasını istemiyor. Ve yeniden Filistin’in hamiliğine soyunmasının Sisi yönetimini de meşrulaştıracak bir hamle olduğunu düşünüyor. HAMAS, Gazze içerisinde insani krizlerle boğuşurken, Mahmut Abbas ise kendi hareketi içerisinde operasyona uğrama korkusu ile yüz yüze. Tam bu arada Mısır iki tarafı da rahatlatacak bir formülle devreye girdi. HAMAS, Gazze’ de insani krizler ve yönetimsel sorunlarla uğraşmak yerine direnişe odaklanmanın yollarını arıyorken Gazze yönetiminin Uzlaşı Hükümetine devredilmesi fikri elbette HAMAS için mantıklı bir çözümdü. Mahmut Abbas Mısır’ın Gazze konusunda etkili olmasını, en büyük rakibi Dahlan’ı destekleyen Birleşik Arap Emirlikleri tehlikesine karşı tercih etti. Mısır’ın yeniden Gazze ile diyaloğu Mahmut Abbas’ın yerini biraz olsun sağlama almasına neden oldu.

Bu durumda Mısır, HAMAS ve Mahmut Abbas hepsi bir nebze olsun istediklerini elde etmiş olacaklar.

Peki bu anlaşma hayata geçerse Gazze halkı ne elde etmiş olacak?

Anlaşma şartlarına göre üzerinde anlaşılan şartlar şöyle;

Rafah sınır kapısı insan geçişine ve ticari geçişlere tamamen açılacak.

Gazze’ye Mısır’dan verilen elektrik 20 Megavattan, 280 Megavat’a çıkarılacak.

İsrail’den alınan 450 megavat elektriğin parası Filistin Hükümeti tarafından ödenecek.

Nitelikli Mazot girişine izin verilecek. Böylece Gazze’deki Elektrik Santrali ve su arıtma tesisi yeniden faaliyete başlayacak!

Memur Maaşları Filistin Yönetimi tarafından ödenecek.

Gazze’ye ilaç ve tıbbi malzemelerin girişine izin verilecek!

Bu şartlar Filistin Hükumetinin Gazze’deki yönetimi devralmasının ardından yürürlüğe girecek. Görüşmeler şuana kadar olumlu geçse de mutabakata tam olarak varılmış değil. Masada Mahmut Abbas’ın Kassam Tugaylarının silah bırakmasını istemesi gibi büyük bir sorun masanın üzerinde durmakta. Bir hafta sonra Mısır’da gerçekleşecek görüşmelerde bu pürüzün de ortadan kalkacağından herkes emin. Çünkü Mahmut Abbas’ın bu teklifinin kesinlikle kabul görmeyeceği çok açık bir gerçek.

Sonuç olarak Gazze halkının yaralarının sarılmaya ihtiyacı var. İsrail’in 7 Temmuz’da başlattığı ve 51 gün devam eden saldırılarda 2 bin 158 kişi şehit olmuş, 11 binden fazla kişi de yaralanmıştı. Saldırılarda 17 bin 200 ev, 73 cami ve 24 okul tamamen yıkılmış, binlerce bina hasar görmüştü. O günden bu güne evsiz kalan Gazze halkı şimdi yaralarının sarılmasını bekliyor. İnşallah bu mutabakatın kazananı yıllardır acılarla ve yoklukla boğuşan Gazze halkı olur.

Ensar Çalışkan 4 Ekim 2017